Çek Mağduru Blog
Cemil Çiçek Mecliste yaptığı konuşmada ...0 yorumÜçüncüsü, Çek Yasası'yla ilgili, Sayın Ünlütepe, biliyoruz ki Adalet Komisyonunda bir düzenleme var toplumun değişik kesimlerinden gelen taleple ilgili olarak. Tabii karşılıksız çıkan her çeki de ekonomik sıkıntıya düştü de bundan dolayı ödemedi tarzındaki bir kanaate varmak da doğru değil çünkü bu çekin bir de alıcısı var. İçerdekini düşüneceğiz, eğer hakikaten elinde olmayan sebeplerden dolayı içeri düşmüşse ona bir imkân getirelim, onun çıkmasını temin edelim ama öbür tarafta bir kısım konuları, bir kısım durumları, bir kısım gelişmeleri istismar ederek alacaklıyı da dolandırdıysa, bunun ikisinin ayrımını yaparak bir kanun çıkarmak gerekir, bir dengeye oturtmak gerekir aksi takdirde çekler gelişigüzel… Çünkü bir güven meselesidir. Çeke güvenmeyecekse, başka bir şeye güvenmeyecekse bu çok doğru olmaz. Onun için, doğruyla yanlışı belli bir adalet ölçüsü içerisinde denkleştirmek lazım zaten biz de bu kanıya vardık ki bir Çek Yasası'nda düzenleme yapalım. Nitekim Adalet Komisyonunda epey görüşüldü, tartışıldı, tartışılıyor. Zannediyorum bu hafta içerisinde veya önümüzdeki hafta komisyonda bir uzlaşmaya varılırsa, yani bir taraftan içerde yatanların talepleri var, öbür taraftan da "Aman ha, bunları çıkardığınız takdirde biz alacağımızı nasıl alırız?" düşüncesiyle bir öbür taraftan da baskı geliyor. Onların da kendilerine göre haklı tarafları var. Dengeyi sağlamak lazım. Ama Meclisimizin gündemindedir. Ümit ediyoruz ki en kısa sürede bunları sağlamak mümkün, dengeye oturtmak mümkün olacak. Kaynak Meclis tutanakları Başbakan talimat verdi çekte hapis kalkıyor0 yorumBaşbakan talimat verdi çekte hapis kalkıyor Çekten hapis yatan ve çekin karşılığını alamadığı için iş yerleri batan binlerce mağdurun beklediği çek yasası çıkıyor. Erdoğan, kurmaylarına talimat verdi Başbakan Tayyip Erdoğan, aylardır tartışılan ve çek mağdurlarının dört gözle beklediği Çek Yasa Tasarısı'nın bir an önce çıkartılması için, kurmaylarına talimat verdi. Bakanlar ise bu konuda üç alternatifli bir paket hazırladı. Babacan'a sunuldu Başbakan Erdoğan'ın talimatı üzerine ilgili bakanlar, üç alternatifli bir paket hazırlayıp Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'a sundu. Babacan'ın piyasalarda dolaşan 200 milyar liralık çeki de dikkate alarak dengeleri bozmayan bir alternatifi tercih etmesi ve buna paralel olarak tasarıda değişiklik yapılması bekleniyor. Hükümet, hem sayıları her geçen gün artan karşılıksız çek verenleri hapisten kurtaracak, hem de aldığı çekler karşılıksız çıkan mağdurları koruyacak orta yol bulmaya çalışıyor. Babacan'ın karar vermesi beklenen üç alternatif ise şöyle: Mevcut yasada olduğu gibi 5 yıla kadar olan hapis cezası korunsun. Karşılıksız verenler cezalandırılsın. Hapis cezası kaldırılsın, para cezasına çevrilsin. Sahte çek verenlere "adli para cezası" verilsin. Adli para cezaları ödenmediğinde para cezasına çevriliyor. Adalet Bakanlığı tarafından her yıl 1 gün hapse karşılık gelecek para belirleniyor. Ödenmeyen para güne çevrilip, karşılıksız çek veren hapse giriyor. Hapis cezası idari para cezasına çevrilsin. Karşılıksız çek verenlere, adli para cezasının bir yaptırımı bulunmuyor. Karşılıksız çek veren para cezasını ödemese de hapse girmiyor. Karşılıksız çek yüzde 33.9 arttı Merkez Bankası tarafından bankalara duyurulan toplam karşılıksız çek sayısı, 2009 yılının ilk 10 ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33.9 artarak, 1 milyon 662 bin 781'e çıktı. Aynı dönemde, mahkemeler tarafından yapılan bildirimlere göre ise, yüzde 4.7 artarak 64 bin 315'ten 67 bin 319'a yükseldi. http://www.takvim.com.tr/Ekonomi/2009/11/05/basbakan_talimat_verdi_cekte_hapis_kalkiyor Karşılıksız çek Ekim ayında yüzde 34 arttı0 yorumKarşılıksız çek Ekim ayında yüzde 34 arttı Merkez Bankası verilerine göre, karşılıksız çek sayısı 2008 yılının on ayında 1 milyon 241 bin 317 adet idi 04 Kasım 2009 Merkez Bankası tarafından bankalara duyurulan toplam karşılıksız çek sayısı, 2009 yılının on ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33,9 artarak 1 milyon 662 bin 781'e çıktı. Merkez Bankası verilerine göre, karşılıksız çek sayısı 2008 yılının on ayında 1 milyon 241 bin 317 adet idi. Aynı dönemde, mahkemeler tarafından yapılan bildirimlere göre ise, Merkez Bankasınca duyurulan yasaklanan çek sayısı da yaklaşık yüzde 4,7 artarak 64 bin 315'den 67 bin 319'a yükseldi. Bankalarca Merkez Bankasına yapılan bildirimlere göre, Merkez Bankasınca duyurusu yapılan, karşılıksız kaldıktan sonra ödenmiş çek sayısı 2009 yılının on ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23,9 artarak 767 bin 371'den 951 bin 141'e çıktı. YILLIK BAZDA YÜZDE 1,6 AZALIŞ Merkez Bankası tarafından bankalara duyurulan toplam karşılıksız çek sayısı Ekim ayında, geçen yılın aynı ayına göre yaklaşık yüzde 1,6 azalarak 154 bin 277'ye indi. Karşılıksız çek sayısı 2008 yılı Ekim ayında 156 bin 888 adet idi. Mahkemeler tarafından yapılan bildirimlere göre, Merkez Bankasınca duyurulan yasaklanan çek sayısı da Ekim ayında, 2008 yılının aynı ayına göre yüzde 81,4 artarak 6 bin 709'den 12 bin 170'e yükseldi. Bankalarca Merkez Bankasına yapılan bildirimlere göre, Merkez Bankasınca duyurusu yapılan karşılıksız kaldıktan sonra ödenmiş çek sayısı Ekim ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23,2 artarak 80 bin 785'den 99 bin 551'e çıktı. AYLIK BAZDA YÜZDE 8,3 ARTTI Ekim ayında bir önceki aya göre Merkez Bankası tarafından bankalara duyurulan toplam karşılıksız çek sayısı yüzde 8,3 artarak 142 bin 502'den 154 bin 277'ye, birikimli karşılıksız çek sayısı yüzde 10,2 yükselerek 1 milyon 508 bin 504'den 1 milyon 662 bin 781'e çıktı. Mahkemeler tarafından yapılan bildirimlere göre, Merkez Bankasınca duyurulan yasaklanan çek sayısı yaklaşık yüzde 70,6 oranında artarak 7 bin 133'den 12 bin 170'e yükseldi. Aynı dönemde, mahkemelerin bildirimleriyle Merkez Bankasınca duyurulan yasaklanan birikimli çek sayısı yüzde 22,1 artarak 55 bin 149'dan 67 bin 319'a, bankalarca Merkez Bankasına yapılan bildirimlere göre, Merkez Bankasınca duyurusu yapılan karşılıksız kaldıktan sonra ödenmiş çek sayısı yüzde 22,9 yükselerek 80 bin 975'den 99 bin 551'e çıktı. Duyurusu yapılan, karşılıksız kaldıktan sonra birikimli ödenmiş çek sayısı da yüzde 10,7 artarak 851 bin 590'dan 951 bin 141'e yükseldi. AA Çek mağdurlarının meclis görüşmesi0 yorum
Jenardi ve bir grup çek mağduru 03 kasım 2009 günü meclisi ziyaret ettiler...
İYİ AKŞAMLAR.ANKRADAN ŞİMDİ DÖNDÜM.İLGİ KİRLİLİĞİNİ GİDERELİM...ANKARADA SALI GÜNÜ GRUP TOPLANTISI VE ZYARETÇİ AKINI YÜZÜNDEN ÇALIŞMALARIMIZ BİRAZ GEÇ BAŞLAYABİLDİ.BAŞBAKANI GRUP TOPLANTISINA İNERKEN YAKALADIK.BAYANLAR HEMEN ATILDILAR.AĞLAMAYA BAŞLADILAR. TABİKİ DİKKATİNİ ÇEKTİ.NEDİR MESELE DEDİ.ANLATTIK DURUMU.BİR ARKADAŞIMIZ CEBİNDE TOMARLA ÇEKLERİ ÇIKRIP GÖSTERDİ. BEN ESNAFI DAVA ETMEDİM ETMEM DE DEDİ. BİZLERİ DAVA EDENLER FACTORİNGCİLER TEFECİLER FAİZCİLER DEDİ. BAŞBAKAN BU KONUDA KENDİSİNİNDE HASSAS OLDUĞUNU,KARŞI TARAFI DA DÜŞÜNEREK BİR ŞEYLER YAPMAK LAZIM GELDİĞİNİ,ÇEKİN NAKİT OLDUĞUNU, KONU HAKKINDA ARKADAŞLARININ BÜYÜK BİR UĞRAŞ VERDİĞİNİ SÖLEDİ.YANLARINDA BEKİR BOZDAĞ,MUSTAFA ELİTAŞ,AYŞENUR BAHÇEKAPILI VARDI.ONLARDA KULAKLARINA FISILDAMA YOLU İLE OLANI BİTENİ SÖLEDİLER.TASARIYI 1-2 GÜN YADA 1-2 HAFTA İÇERİSİNDE GENEL KURULA GETİRİRİZ KISMINI TAM ANLAYAMADIM.AMA ARKADAŞLAR 1-2 HAFTA DİYEREK DUYMUŞLAR. SAAT 16 GİBİ YALNIZ BAŞIMA KALDIM.TÜM MAĞDUR ARKADAŞLAR GİTTİ.ALİRIZA BEYLE KARŞILAŞTIM.DURUMU ANLATTIM.YANIMIZA MUSTAFA ÖZYÜREK VE ÇETİN SOYSAL DA GELDİ.ÇOK SAMİMİ BİR SOHBET YAPTIK MECLİS KULİSİNDE.BU İŞİ NE YAPARIZ DA MUHALEFET-İKTİDAR ÇEKİŞMESİ OLMADAN ÇÖZEBİLİRİZ ? İN YOLLARINI ARADIK.SAATLERCE KONUŞTUK.BURDAN ÇIKAN SONUCU MAALESEF PAYLAŞAMAM. ALİ RIZA BEY YANIMIZDA AHMET İYİMAYA YI ARADI. AHMET İYİMAYANIN ŞÖLE DEDİĞİNİ İŞİTTİM.. ALİ RIZA BEY NE YANİ YASA HAPİSLE Mİ GELSİN GENEL KURULA BUNU MU İSTİYORSUNUZ DEDİ. ALİ RIZA BEYDE NASIL GELECEKSE GELSİN BAŞKANIM DEDİ BİZ GEREKLİ ÖNERGELERİMİZİ ZATEN VERECEZ DEDİ.YÜZÜNE KAPADI. BURHAN KAYATÜRKLE GÖRÜŞTÜM.BAŞBAŞA YEMEK YEDİK SOHBET ETTİK.KONUYU ENİNE BOYUNA BAŞBAKANA ANLATTIĞINI SÖLEDİ.BEKİR BEYİ ADRES GÖSTERMİŞ BAŞBAKAN.BEKİR BEYLE DE GÖRÜŞMÜŞLER. NELER GÖRÜŞÜLÜP NE SONUÇLAR ALINDIĞI YADA ALINACAĞINI,BURHAN KAYATÜRKÜN BİZLERE ISRARLA VERMİŞ OLDUĞU TAVSİYELERİ MAİLLERİNİZDE GÖRECEKSİNİZ. HAKKI SÜHA OKAY,AHMET İYİMAYA,KEMAL ANADOL,KEMAL KILIÇDAROĞLU İLE GÖRÜŞÜLDÜ AYRICA.BAŞBAKANLA GÖRÜŞMEMİZİN VERMİŞ OLDUĞU BİR NUMARA HİSSİ,MAALESEF ARKADAŞLARIMIZIN HEMEN ORADAN AYRILMASINA NEDEN OLDU. ASLINDA ŞU BİR GERÇEK YASA AHMET İYİMAYANIN ÖNÜNDE.ALT KOMİSYONDAN HAVALESİ YAPILMIŞ.EKONOMİ KURMAYLARINDAN GÖRÜŞ BEKLENİYOR.EKONOMİ KURMAYLARIDA MYK VE AKPARTİ GRUP BAŞKAN VEKİLLERİNDEN GÖRÜŞ BEKLİYOR.BUNLARDAN DİREK BAŞBAKANA BAĞLI AMA İÇLERİNDE BU FERYATLARIMIZIN BASKISIYLA BAŞBAKANI RAZI EDEBİLECEK BİR ÇOK İSİM VAR. HER NE KADAR BAŞBAKAN 1-2 HFTA İÇERİSİNDE GNEL KURULA GETİRECEĞİZ DESE DE GÜNDEMİ GÖRDÜĞÜMDE BUNA İNANASIM GELMEDİ AÇIKCASI.BURHAN KAYATÜRKTE BENLE AYNI GÖRÜŞTE.YANİ 2010. 2010 DA 12 AY VAR DİKKAT!!! 3167 ZATEN YARGITAY KARARI İLE YÜRÜRLÜLÜKTE. VEKİLLER ÇOK SIKILMIŞLAR.ÇOK BUNALMIŞLAR AMA BİZİM BASKILARIMIZDAN DEĞİL.BU İŞİN VEHAMETİNDEN. BİZİM BASKILARIMIZ SANKİ ONLARA SİNEK VIZILTISI.ÇOK TELEFON GELİYOR ARKADAŞLAR.HERŞEYDEN ÖNEMLİSİ ÖNEMLİ BİR KAÇ ADAMI YUMAŞATAMADIK. NE OLDU BİZE YAW. HÜKÜMET BİLE NE YAPMASI GEREKTİĞİ İNANIN HALEN BİLMİYOR.BUNCA FERYADU FİGANA KAYITSIZ KALAMAZLAR.HAPİSTEKİLERİ SALABİLİRLER AMA NASIL? ERTELEMEYLE Mİ? KONTRATLA MI? TAAHHÜTLE Mİ? 2 YILLIĞINA MI? TÜMDEN Mİ? BUNU ONLARDA BİLMİYOR.NE YAPACAKLARINI KİME AKIL DANIŞACAKLARINI ŞAŞIRMIŞ VAZİYETTELER. GELİN AKILLARINI ALALIM. SÖKELİM YERİNDEN BEYİNLERİNİ.. HER DAKİKA ARAYALIM. HR DAKİKA BASKI KURALIM.VEKİLLERİMİZİN VE BURHAN KAYATÜRKÜN VERMİŞ OLDUĞU TİYOLAR VE ADRESLER DOĞRULTUSUNDA NERELERE YÖNELECEĞİMİZ VE KİMLERİ ARAYIP KİMLERE BASKI KURACAĞIMIZ MAİLLERİNİZE GÖNDERELİCEKTİR.. SAYGILAR JENARDİ Karşılıksız çekde önce para cezası sonra hapis0 yorum
02.11.2009 - 09:01
3167 sayılı kanunda değişiklik yapılmasını öngören yeni "Çek Kanunu Tasarısı" 2 yıldır TBMM'de komisyonlar arasında dolanıyor. Bu yasama yılında da gündeme giremedi. Karşılıksız çek nedeniyle hapiste yatanların sayısını ben bulamadım. Ama çok olduğu söyleniyor. Hapistekiler ve hapse girecekler feryat ederken, kim olduğu belirsiz güçler, hapis şartlarının ağırlaştırılması için TBMM'nde lobi yapıyor. DÜNYA'da 28 Ekim 2009 tarihinde çok güzel bir haber analiz vardı. Başlığı "Herkes karşı ama çeke hapis cezası tasarıdan çıkarılamıyor" idi. Karşılıksız çek konusunda kafalar karışık . Önce neyin ne olduğunu özetleyeyim. Sonra iki mektuptan aktarmalar yapayım. 1) Karşılıksız çek nedeniyle mahkemeye düşenleri mahkemeler borçlarını ödemedikleri için yargılıyor ve de hapis cezası veriyordu. Bu uygulama uluslararası hukuk ilkeleriyle çelişiyordu. Borcunu ödemeyene hapis cezası bizden başka sadece Fransa'da vardı. O da kaldırıldı. Sadece çok özel kasta bağlı suçlarda hapis söz konusu. Dünyadaki bu gelişmeye benzer şekilde bizde de kanun değişikliği yapıldı ve karşılıksız çekte, borcunu ödemeyenlere (alacak senetlerinde/bonoda olduğu gibi) hapis cezası verilmemeye başladı. 2) Bu defa bizde yeni bir uygulama ortaya çıktı. Karşılıksız çekten yargılananlara mahkemeler, ödenmeyen miktara göre, "adli" para cezası hükmediyor. Bu "adli" para cezasını ödeyemeyenlere ise para cezası güne çevrilerek hapis cezası veriliyor. Uygulamada parası olmayana ve bu nedenle çekini ödeyemeyene devlet para cezası kesiyor. Parası olmadığı için bu cezayı da ödeyemeyenler, ceza miktarı kadar hapis yatıyor. Dikkat buyurulursa, bu cezanın karşılıksız çekin ödenmesiyle hiçbir ilgisi yok. Çünkü para cezasına hükmedilenler bir yerlerden para bularak para cezasını devlete ödeyebilseler de, karşılıksız çekten alacağı olanın eline bir kuruş geçmiyor. Cezayı ödeyemediği için hapis yatan kişiler işlerini ve para kazanma imkanlarını kaybettiğinden, alacaklılar paralarını tahsil ümidini hepten yitiriyor. 3) Burada bir açıklama daha yapmak gerek: Borç-alacak ilişkilerinin yasal belgesi borç senedi/bonodur. Dünyanın her yerinde borç-alacak ilişkileri bonoyla yürür. Borç senedini/bonosunu gününde ödemeyen hakkında kanuni takibat yapılır. Bu tür kanuni takibatta icra-iflas vardır ama hiçbir şekilde hapis yoktur. Sadece kötü niyetli uygulamalarda (dolandırıcılık suçlarında) hapis gündeme gelebilir. 4) Çekin vadelisi olmaz. Çek, ibrazında ödenmesi gereken bir belgedir. Bizde, kanuna karşı bir şekilde gelişen vadeli çek uygulaması piyasadan borç senedini/bonoyu kovdu. İç piyasa vadeli çekle işler hale geldi. Önce bir genç kızımızdan mektup aldım. Genç kızımız mektubunda şunları yazıyordu: "Sayın Hocam, babam 65 yaşında. Otuz yıldır gıda işi yapıyordu. Yanında 10 kişi çalıştırıyordu. Bugüne kadar hiçbir sigorta ve vergi borcu olmadı. Kriz çıkınca babama borçlu olanlar 1 milyon 200 bin TL tutarındaki vadeli çekleri ödeyemedi. Bu durumda babamın da 375 bin TL tutarındaki vadeli çekleri karşılıksız kaldı. Babamı mahkemeye verdiler. Mahkeme para cezasına hükmetti. Bu para cezasını ödeme imkanımız olmadığı için her günü 100 TL'den sayarak babama 5 yıl hapis cezası verdiler. Babam şimdi hapiste. İşyeri kapandı. Yanında çalışanlar işsiz. Babam hapiste ama biz ne alacaklarımızı alabiliyoruz, ne de borçlarımızı ödeyebiliyoruz. Açık anlatımıyla, babamın hapiste yatmasının borçlulara yararı yok. İşyeri kapanmasaydı, alacaklarını alamasa bile borçlarını zamanla ödeyebilirdi. " Genç kızımızın mektubundan sonra babası da hapishaneden mektup gönderdi. Babası ise şunları yazıyordu: "Metris Cezaevi'nde öyle arkadaşlar var ki, 73 yaşında yüksek inşaat mühendisi, TOKİ'den parasını alamamış, borcunu ödeyememiş burada. 46 yaşında babadan kalan çorapçılık, kumaş ve iplik boya fabrikası sahibi batmış. Ve de kuş gribinde yaptığım tavukçuluk sektöründe batan, yanında yüzlerce işçi çalıştırmış, SSK, gelir vergisi vs. gibi vergilerini ödemiş, varlıktan, patronluktan düşmüş ve hapse düşmüş olan 65 yaşında çek mağduru olan ben. Bizler yani. Sadece Metris'te yüzlerce kişi. Şu anda varlığı tartışılan ama olmayan 3167 sayılı yasadan dolayı hapisiz. Eğer, (Siz bunu gayet iyi bilirsiniz) 5252 sayılı yasanın geçici 1. maddesini ve 5237 sayılı yasanın (Yeni TCK) 5. maddesini peş peşe okursanız ne demek istediğimi anlarsınız. Şu anda yeni TCK uygulanmıyor. 31.12.2008'de miyadı dolmuş 3167 sayılı yasa uygulanıyor. Adalet Bakanlığı, çözüm üretemeyen, kanunları, yönetmeliklerle idare eden bir bakanlık oldu. Şöyle ki: (Kısaca) "Cezasının beşte birini, kapalı cezaevlerinde geçiren, herhangi bir vukuatı olmayan mahkumlar, yol parasını peşin olarak öderlerse, açık ceza evlerine gitmeye hak kazanırlar." Kanun böyle diyor. Ben cezamın beşte birini çektim, dilekçe yazdım. Gelen cevapta: "50 bin TL'yi geçen adli para cezasına çarptırılanlar, açık ceza infaz kurumuna ayrılmazlar yönetmeliğinin 10. maddesinin son fıkrasına göre açık cezaevine gidemezler". Cevap olumsuz. Halbuki, geçen gün iki sevgilisini de boğazlayıp öldüren seri katil, 6 yıl ceza yemiş ve açık cezaevinden kaçmış. Katil 6 yıl ceza alıp açık cezaevine gidebiliyor, hayret! İşte TC kanunlarının adaleti! Bu Çek Yasası'nın arkasındakiler faktoringler, yani tefeciler ve bankalar. Bu Çek Kanunu derhal kalkmalı, karşılıksız çekleri bankalar ödemelidir. Sanki geriye dönmeyen kredi gibi düşünsünler. Bakalım ne oluyor? (1) Önlerine gelene koçan, koçan çek veremeyeceklerdir. (2) Böylece garanti para yerine geçecek çekler piyasayı rahatlatacaktır. Ne dersiniz? Benim piyasadan 1 milyon 200 bin TL alacağım var, 2004 yılından beri alamadığım ve bir türlü nedense yakalanmayan bana borçlular. 375 bin TL borcum var. Maalesef kaçmayı düşünemedik şimdi hapisteyiz. Nasıl iştir? Çözümü hapis midir? Liberal ekonomilerde alacak, verecek işine devlet karışır mı? Devlet iki tüccar arasındaki alış verişten nemalanmaya çalışır mı? Aynı çatı altındaki mahkemeler ayrı, ayrı karar verebilir mi? Misal: Çekler hakkında Şişli 6. Asliye Ceza Mahkemesi beraat kararı verirken, aynı semt, aynı bina, aynı statüdeki Şişli 9. Asliye Ceza Mahkemesi verdiği hapis kararından dönmüyor. Demek ki, hukukta 2 doğru var. Öyle mi? Bu kağıda yazdığım için kusuruma bakmayın. Bu şartlarda ancak bu kadar oluyor. Vaktinizi aldım, ama hiç değilse yazarak içimi boşalttım. Siz anlarsınız herhalde. Size saygılarımı sunarak mektubuma son veriyorum. Sağlık ve esenlik dilerim." İşte bu da hapishaneden gelen mektup. Hem iktidar hem muhalefet çekte hapis cezasına karşı. Ama Çek Kanunu Tasarısı, TBMM'de gündeme gelemiyor. Tevfik GÜNGÖR / OLAYLARIN İÇİNDEN gungoruras@superonline.com Ankara’da 65 bin esnaf çek mağduru olabilir0 yorumAnkara’da 65 bin esnaf çek mağru olabilir Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Mehmet Yiğiner, 65 bin kişinin karşılıksız çek nedeniyle sıkıntı yaşayacağını ifade ederek, Çek Kanununda acilen bir düzenleme yapılması gerektiğini kaydetti. Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (ANKESOB) Başkanı Mehmet Yiğiner, ekonomik krizden ağır şekilde etkilenen esnaf ve sanatkarın şu anda da karşılıksız çekler nedeniyle hapse girme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ileri sürdü. Yiğiner yaptığı yazılı açıklamada, 65 bin kişinin karşılıksız çek nedeniyle sıkıntı yaşayacağını ifade ederek, Çek Kanununda acilen bir düzenleme yapılması gerektiğini kaydetti. Kamuoyunda ‘’sicil affı” olarak bilinen ”Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi Kartları Borçlarına İlişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanun”un Ocak ayında yasalaştığını hatırlatan Yiğiner, yasanın çıkma sebebinin zor duruma düşmüş esnaf ve sanatkarları tekrar kazanmak olduğunu, ancak bankaların özellikle kredi talebinde bulunan esnafa zorluk çıkardığını ifade etti. ”Bankalar ya istenilen miktarın aşağısında kredileri onaylanmak istenmekte ya da talep geri çevrilmektedir. Bu da işin başka bir boyutudur” diyen Yiğiner, şu görüşleri vurguladı: ”Çek kanununda düzenlemeler yaparak bu sorun aşılmalıdır. Bir geçiş dönemi yaşanmaktadır. Bunu en az zararla aşmak gerekiyor. Esnaf her zaman üretken olup, ülke ekonomisine karşılık beklemeden katkılar sağlamıştır. Ancak bu durum yaşanan krizle birlikte değişmiştir. Şimdi esnafa ivme kazandıracak yeni düzenlemelere ihtiyaç vardır. Aksi takdirde ülke ekonomisine büyük katkılar sağlamış olan esnaf sayısı her geçen gün azalacaktır. İstihdamın öncüsü durumunda olan esnaf ve sanatkara öncelik verilmelidir. Bazı destekleyici tedbirlere ihtiyaç duyulmaktadır.” AA Hiçbir şeyden 'çek'medi…0 yorumHiçbir şeyden 'çek'medi… 1 milyon 508 bin 504 "karşılıksız" çek Merkez Bankası'nın listesinde… Mahkemelerce haklarında "çek hesabı açma yasağı" konulanların sayısı 55 bin 149… Bunlar, Ocak-Eylül 2009 aylarını kapsayan veriler. Çek ile ilgili mahkeme kararlarının 10 yıllık toplamı (2000-2009 Eylül) 629 bin 697… Merkez Bankası'nın listesine giren, yargı kararlarına konu olan yıllık ortalama sorunlu çek sayısı, yuvarlak hesap, 62 bin 970… Zamanın Adalet Bakanı -halen TBMM Başkanı- Mehmet Ali Şahin'in, CHP Adana Milletvekili Hulusi Güvel'in soru önergesine verdiği cevaba göre (Mart 2009), sadece 2007 yılında asliye ceza mahkemelerinde açılan dava sayısı toplam 158 bin 632… Mahkûmiyetle sonuçlanan dosya sayısı 103 bin 909. Bu veriler, 2007 yılı itibariyle yargıya intikal etmiş karşılıksız çek keşidesi veya borcun ödenmemesiyle ilgili her 100 davadan 53'ünün mahkûmiyetle sonuçlandığını gösteriyor. Sorunun derinliği Görülüyor; ortada sosyal, ekonomik ve hukuk boyutlarıyla koskoca bir "çek sorunu" var! Sorunun çapını kavramak için aktardığım resmi veriler yeterlidir. Bir de sorunun derinliği var. Derinliği, Türkiye ekonomisinde aradaki birkaç yıl hariç "krizler dönemi" olan 2000-2009 yılları itibariyle ölçebiliriz. Bu sürede Merkez Bankası'nın "kara listesine" giren toplam karşılıksız çek sayısı 15 milyon 666 bin 047. Soruna "karşılıksız çekin" karşısında alacağını bekleyen taraf açısından da bakmak zorundayız. İyi niyet, kötü niyet; kriz veya başka zorunlu sebepler… Borcunu ödeyemeyip mahkemelere, hapishanelere düşenlere "çek mağdurları" diyoruz. Tamam da, borçlunun kestiği çeke güvenerek ekonomik, ticari faaliyetini düzenleyen "alacaklılara" ne diyeceğiz; onların hakkı, hukuku yok mu? Elbette var! Son 10 yılı dikkate alırsak sonuç nettir: Yaklaşık toplam 15.7 milyon borçlu "mağdur" varsa, bir o kadar da alacaklı "mağdur" var. Kanun, hukuk, yargı bu kesimin haklarını da korumak zorunda! Korumuyor, 'çek'tiriyor! Çek borçlusunu da çek alacaklısını da korumayan bir kanun ve hukuk yapısı bütün ağırlığıyla "çek sorununun" kaynağını oluşturuyor. 1985 yılında çıkarılan, 24 yıldır yürürlükte bulunan 3167 sayılı "Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun" da sorunun "merkezinde" bulunuyor. Avrupa Birliği'ne uyumdu, sahadaki sorunlara çözümdü derken, arada yapılan üç değişikliğe rağmen, sorunu içinden çıkılmaz hale getirmekten başka bir işe yaramıyor. İşin tuhafı, mevcut mevzuatın işe yaramadığını siyasetçiler, bilim insanları; iktidar ve muhalefet milletvekilleri, vekilken sorunu kabul edip bakan olunca "şaşanlar" kabul ediyor, fakat, iki yıldır gündemde bulunan yeni "Çek Kanunu Tasarısı" çek suçlarına hapis veya hapse çevrilebilir para cezası "takıntısını" aşıp bir türlü TBMM'den geçemiyor! Piyasaları koruyun da… Peki, ne oluyor da tasarı TBMM'de ana komisyon-alt komisyon sarkacında sallanıp duruyor? Tasarıyla ilgili belgeler okunduğunda görülen sebep şu: Hükümet kanadı, özellikle ekonomiden sorumlu bakan veya bakanlar grubu, karşılıksız çekte hapis cezasının kaldırılmasını sakıncalı buluyor. Sakınca ne? Gelişmiş ülkelerde çoktan tarihe karışan; sadece Arjantin ile Şili'de korunduğu söylenen çekte hapis cezası "Dünyanın 17'nci büyük ekonomisine" sahip Türkiye'de kaldırılırsa, para piyasaları bozulurmuş! İşte bu kaygı, tasarının Adalet Komisyonu'ndaki müzakere sürecine bir "engel" şeklinde yansıyor. Muhalefetin tüm uyarıları, uzmanların tavsiyeleri, Yargıtay Başkanı'nın uygun görüşü, "çek mağdurları" kesiminden gelen baskılar durumu değiştiremiyor. Bu sorunlar AKP'den 3, CHP'den 1, MHP'den 1 üyenin katılımıyla oluşan Adalet Alt Komisyonu'nda çözülemiyor. Tasarı derinliğine tartışılamıyor. Komisyon raporuna konulan iki muhalefet şerhi de iktidar kanadının "çek sorununu" pek ciddiye almadığını gösteriyor. Ve ekonomik düzen hiçbir şeyden çekmiyor, 'çek"ten çektiği kadar! 31.10.2009 TAYLAN ERTEN
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Son YorumlarSon YazılarBlog Arşivi
adalet
adalet bakanı
aihm
ali babacan
anayasa
başbakan
cek mağdurları
cezaevi
cezaevi eylemi
çek
çek cezası
çek kanunu
çek mağdurları
çek mağduru
çek senet mağdurları
çek sorunu
çek yasası
çek yasası mağdurları
devlet
dilekçe
ekonomi
ekonomik kriz
güngör uras
habertürk
haciz
hapis
hapishaneler
icra
iha
jenardi
karşılıksız çek
karşılıksız çek adet
karşılıksız çek cezası
karşılıksız çek sorunu
karşılıksız çekler
kredi
mahkemeler
manşet
meclis
milletvekili
presstürk
protesto
rahmi ofluoğlu
uğur yücel
yargıtay
Hakkımdaİzleyenler |






