Çek Mağduru Blog

SAKARYADAN BİR KARAR DAHA

0 yorum


Bu haber çek kurbanlarına!



Sakarya 1nci Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi mahkeme olarak karşılıksız çek suçundan yine tahliye kararı verdi. Karar sayısı 20 'ye ulaştı.İŞTE SON KARAR

SAKARYA 1. AĞIR CEZA MAHKEMESİNİİ HAFTABAŞI ALDIĞI KARAR İLE CEZAEVİNDE ÇEK KANUNUNA MUHALEFET SUÇUNDAN TUTUKLU BULUNAN B.Y. İÇİN TAHLİYE OLDU
SAKARYA 1NCİ AĞIR CEZA MAHKEMESİ MART AYINDA DA KARŞILIKSIZ ÇEK VERMEKLE İLGİLİ OLARAK YASADA BOŞLUK OLMASI NEDENİYLE KARŞILIKSIZ ÇEK VERMEK SUÇUNDAN CEZAEVİNDE TUTUKLU BULUNANLARIN AVUKATLARININ YAPTIĞI İTİRAZ ÜZERİNE TAHLİYE KARARI VERMİŞTİ
SAKARYA AĞIR CEZA MAHKEMESİ BUGÜNE KADAR ÇEKLE İLGİLİ OLARAK ASLİYE CEZA MAHKEMESİNİN VERDİĞİ TEVKİFE İTİRAZIN RED EDİLMESİYLE İLGİLİ KARARA YAPILAN İTİRAZLARDA 20 AYRI DAVA DOSYASINI KARARA BAĞLAYARAK ÇEKTEN TUTUKLU BULUNANLAR HAKKINDA TAHLİYE KARARI VERDİ

İŞTE MAHKEMENİN SON VERDİGİ ÇEKLE İLGİLİ KARAR
Hükümlü Bülent Yazıcı vekili Av. .........tarafından Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin 03.04.2009 tarih ve 2008/..Esas, 2008/... Karar sayılı ek kararı ile hükümlü vekilinin talebinin reddine ve mahkemelerinin 29.07.2008 tarih ve 2008/...Esas, 2008/2... Karar sayılı ilamının değiştirilmesine ve infazın durdurulmasına yer olmadığına ve infazın devamına dair kararına dosya içeriğine göre süresi içerisinde; müvekkilinin 3167 Sayılı Kanuna Muhalefet nedeni ile para cezasına mahkum edildiği, 5275 Sayılı Yasanın 98. maddesi uyarınca yaptıkları başvurunun reddedildiği, bu kararın 5237 Sayılı TCK nun 5, 5252 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesi, 3167 Sayılı Yasanın 16. maddesi ayrıca TCK 20.43.52,53,60,61 maddelerinde yer alan düzenlemelere aykırı olduğu, 31.11.2008 tarihi itibari ile karşılıksız çek keşide etmek eyleminin suç olmaktan çıktığı, böylece suçta ve cezada kanunilik ilkesi uyarınca hükümlü hakkında verilen cezanın yasal dayanağının kalmadığı iddiası ile Sapanca Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 03.04.2009 tarihinde infazın devamına ilişkin ek kararın itiraz incelemesi ile kaldırılmasını ve hakkında tayin edilen cezanın bütün sonuçları ile ortadan kaldırılmasını istemiştir.
İddia makamının mütalaası alındı, dosya incelendi
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Konu ile ilgili yasal durum incelendiğinde;
1-3167 Sayılı Yasanın 16. maddesinde :
(1) Üzerinde yazılı keşide tarihinden önce veya ibraz süresi içinde 4 üncü madde uyarınca ibraz edildiğinde, yeterli karşılığı bulunmaması nedeniyle kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide eden hesap sahipleri veya yetkili temsilcileri, kanunların ayrıca suç saydığı haller saklı kalmak üzere, çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar. Ancak verilecek para cezası seksenmilyar liradan fazla olamaz. Bu miktar, 01/03/1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun ek 2 nci maddesine göre her yıl artırılır. Bu suçtan mükerrirlere, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
2 – 5237 Sayılı TCK nun 2/1-3 madde ve fıkralarında ;
(1) "Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz."
(3) Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.
3- 5237 Sayılı TCK nun 5/1 madde ve fıkralarında :
"Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır. "
4-5237 Sayılı TCK nun 52/1-2-3 Madde ve fıkralarında;
(1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
(2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsî hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.
(3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir. "
5-5252 Sayılı Yasanın 5349 Sayılı Yasanın 6. Maddesi ile değişik Geçici 1. Maddesinde:
(1) Diğer kanunların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır.
6-5275 Sayılı Yasanın 98/1-3 madde ve fıkrasında:
(1) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir.
(3) Yukarıdaki fıkralar uyarınca yapılan başvurular cezanın infazını ertelemez. Ancak, mahkeme olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.
7- 5275 Sayılı Yasanın 101/1-3 Madde ve fıkrasında:
(1) Cezanın infazı sırasında, 98 ilâ 100 üncü maddeler gereğince mahkemeden alınması gereken kararlar duruşma yapılmaksızın verilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir.
(3)Bölge adliye mahkemesi veya Yargıtaydan başka mahkemeler tarafından verilmiş olan bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir." hükümleri bulunmaktadır.
Ayrıca TBMM tarafından 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacı ile Çeşitli Kanunlar ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile düzenleme yapıldığı ve bu kanunun yürürlükte olduğu ancak yapılan bu düzenlemeler içerisinde 3167 Sayılı Yasanın 16. Maddesi ile ilgili bir düzenlemenin bulunmadığı da ortadadır.
Kararına itiraz edilen mahkemenin itiraz edilen kararında; 5252 Sayılı Kanunun geçici 1. Maddesinde 5560 Sayılı Kanunla yapılan değişiklik üzerine belirlenen 31.12.2008 gününe değin, diğer kanunların TCK nun birinci kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümlerinin düzeltilmesinin öngörüldüğü halde bu kapsamdan olarak yasa koyucu tarafından 5728 Sayılı "Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"u va'zettiği, dolayısıyla da uyumlaştırılması murat olunan diğer kanunların bu kapsamda yeniden düzenlenildiği., ancak bu çerçevede 3167 Sayılı Kanun hükümlerinin ayrık tutulduğu, bunun ise tamamen mevzuatın "Özel" niteliğinden kaynaklandığı, hal böyle olunca da Yargıtay Yüksek Dairesi'nin pek çok uygulamalarında da "özel yasa " niteliğinden dolayı pek çok uygulanabilir (önödeme-uzlaşma...gibi) hukuk müessesesinden ayrık değerlendirildiği nazara alındığında, ekonomik düzenin önemli bir ödeme aracı teşkil eden çeklerden dolayı tayin olunacak ceza hükmünde de "çek bedeli kadar adli para cezası" olmasında hukuken aykırı bir durum görülmediğinden" sanık vekilinin talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Yürürlükte olan yasal durum incelendiğinde; TCK nun 5/1 maddesinde bu kanunun genel hükümlerinin özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanacağı belirtilerek ceza hukukunda yeknesaklık sağlanmak istenmiştir.
Bu amaçla 5252 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesine; diğer kanunların TCK nun birinci kitabında yer alan düzenlemesine aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31.12.2008 tarihine kadar uygulanır hükmü konulmuş ve bu süre yeniden uzatılmamıştır.
Yasa koyucu 5252 Sayılı Yasanın geçici 1. Madde hükmünü dikkate alarak " Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacı ile Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" adı altında 580 maddeden oluşan 5728 Sayılı Yasayı çıkartmış ve bu yasa yürürlüğe girmiştir.
Buradan da anlaşıldığı üzere yasa koyucunun amacı TCK nun genel hükümlerinin bütün özel yasalarda ve ceza hükmü içeren yasalarda uygulanmasını sağlamaktır.
5237 Sayılı TCK nun 52. maddesi dikkate alındığında adli para cezasının tanımının yapıldığı görülmektedir. Buna göre adli para cezası , beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmadığı hallerde 730 günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması sureti ile hesaplanan meblağın hükümlü tarafından devlet hazinesine ödenmesinden ibarettir
Bu maddenin 1. fıkrasında bulunan "kanunda aksine hüküm bulunmayan haller" tanımının adli para cezası gün sayısının bu genel düzenlemeye aykırı olarak 730 günün altında veya üstünde düzenlenebileceği ve bu düzenlemenin de geçerli olduğu anlamındadır. Buradan da anlaşıldığı üzere TCK genel hükümlerinde gün adli para cezası sistemi benimsenmiştir.
3167 Sayılı yasanın 16. maddesi değerlendirildiğinde; "..... çek bedeli tutarı kadar ağır para cezası (adli para cezası) ile cezalandırılırlar . Ancak verilecek para cezası 80 milyar liradan fazla olamaz. " hükmünün bulunduğu, bu düzenlemenin gün para cezası içermemesi nedeni ile TCK nun 52/1 maddesine uygun olmadığı ortadadır.
Yasa koyucunun 5252 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesinde sözünü ettiği diğer kanunlar içerisinde 3167 Sayılı Yasanın da olduğu hususunda tereddüt yoktur. Buna göre 3167 Sayılı Yasada bulunan ve 5237 Sayılı TCK nun 1.Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümler 31.12.2008 tarihine kadar uygulanabilecektir. Bu düzenlemenin mevhumu muhalifinden 3167 Sayılı (özel) Kanunun TCK nun 1. kitabının 52. maddesinde düzenlenen gün para sistemine aykırı olan ceza kuralının 31.12.2008 tarihinden sonra uygulanmayacağı 5252 Sayıl Yasanın geçici 1. Maddesinin emredici hükmüdür. Kaldı ki yasa koyucu 5252 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesini dikkate alarak 5728 Sayılı Yasa ile özel yasalarda ayrıntılı düzenlemeler yapmasına rağmen 3167 Sayılı Yasada herhangi bir düzenleme yapmamıştır.
Ayrıca Adalet Bakanlığı'nın http://www.kgm.adalet.gov.tr/basbakanlik/cekkanunu.pdf adresinde bulunan ve Çek Kanunu Tasarısı Taslağı olarak Başbakanlığa gönderilen metnin 5/1 madde ve fıkrasında "Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî paracezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adlî para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz." düzenlemesinin bulunduğu, bu düzenleme dikkate alındığında yasama organının büyük çoğunluğunu oluşturan yürütmeyi (hükümeti ) temsilen Adalet Bakanlığının da itirazı reddeden mahkeme ve red kararında belirtilen Yargıtay Dairesinin inancına aykırı olarak çek kanununda verilecek adli para cezasının gün para sistemine uygun olması gerektiğini öngördüğü, bu durum karşısında subjektif değerlendirme niteliğinde olan "çekin ekonomik düzenin önemli bir ödeme aracı teşkil etmesi" bu nedenle 3167 Sayılı Yasanın 16/1 maddesindeki düzenlemenin değiştirilmediği yani ayrık tutulduğu (temel düzenlemeden istisna edildiği) yönündeki değerlendirmenin mevcut yasal durum karşısında yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Yasa koyucunun atlama yaptığı, bir konuyu unuttuğu kabul edilemeyeceğine ve yukarıda da değinildiği gibi bu konuda değişiklik yapmak için Başbakanlığa kanun tasarısı taslağıda sevk edildiğine göre yürütmenin, (hükümetin ) ve yasa koyucunun (TBMM'nin) muradının 3167 Sayılı Yasanın 16/1 maddesi ile düzenlenen ceza kuralının ortadan kalkması ve yeni yasal düzenleme yapılana kadar bu ceza hükmünün uygulanamaz olmasını sağlamak olduğu kabul edilmelidir. Çünkü ceza kuralları uygulanmak amacı ile konulur. Uygulanamayan bir ceza kuralı kaldırılmış demektir. Uygulanamayacağı yasa ile düzenlenen, bu nedenle yasal olarak kaldırılma dışında yok hükmünde olan bir kurala göre ceza vermek gerek Anayasa'da yapılan temel haklar ile ilgili düzenlemelere, temel hak ve özgürlükleri içeren Uluslararası Sözleşme hükümlerine ve gerekse Türk Ceza Kanunun 2. maddesinde düzenlenen kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz, kanunlarda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz kuralına da aykırıdır.
Bu yasal durum karşısında hükümlünün, 31.12.2008 tarihinden itibaren zımni olarak yürürlükten kaldırılan ve yerine yeni hüküm konulmaması nedeni ile cezasız bırakılan karşılıksız çek keşide etmek eyleminden dolayı cezalandırıldığı, hükümlü müdafiinin yaptığı itirazın hukuka uygun olmayan mülahazalarla red edildiği, itirazın yasal ve yerinde olduğu anlaşılmakla, 5275 Sayılı Yasanın 101/3 madde ve fıkrasının verdiği yetkiye dayanarak ve hükümlünün telafisi mümkün olmayan zararlara uğramasını engellemek amacı ile 5275 Sayılı Yasanın 98/1-3 maddesi gereğince mahkumiyet hükmünün yorumunda ve çektirilecek cezanın hesabında açıklanan nedenlerle duraksama olduğundan 3167 Sayılı Yasada yeni bir düzenleme yapılana ya da 3167 Sayılı Yasanın 16/1 maddesinin açıkça yürürlükten kaldırılması anına kadar infazın ertelenmesine, yasa koyucunun yeni bir düzenleme yapması halinde hükümlünün durumunun yeniden mahkemesince ele alınarak değerlendirilmesi için itirazın kabülü ile hükümlüye Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin 29.07.2008 tarih ve 2008/134 esas, 2008/203 karar sayılı ilamı ile verilen adli para cezasının infazının durdurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Hükümlü B.Y. vekili Av .... yapmış olduğu İTİRAZIN KABÜLÜNE,
2-Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin 03.04.2009 tarih ve 2008/... Esas, 2008/203 Karar sayılı EK KARARININ KALDIRILMASINA
3-Sanık hakkında Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin 29.07.2008 tarih ve 2008/134 Esas, 2008/203 Karar sayılı ilamı ile verilen 8.000,00 .- TL, adli para cezasının İNFAZININ DURDURULMASINA,
4-Dosyanın gereğinin yerine getirilmesi için Sapanca Asliye Ceza Mahkemesine iadesine,
Karardan bir örneğin hükümlü vekiline TEBLİĞİNE ,
Dair; 5275 Sayılı Yasanın 101/3 ve CMK nun 271/4 madde ve fıkrası gereğince incelenen dosya üzerinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.22.05.2009

www.medyabar.com
Devamını Okuyun

Bu ceza 'çek'mekle bitmez

0 yorum

Bu ceza 'çek'mekle bitmez
26 Mayıs 2009 Salı

Karşılıksız çek konusunda farklı mahkeme kararları, TCK’nın cezaların niteliği ve ceza sorumluluğuna ilişkin kurallarla, 3167 sayılı Çek Kanunu’nda yer alan düzenlemelerin birbirine uymaması ‘işadamlarının kabusu’ konumuna gelen bu sorunu deyim yerindeyse kangrene çevirdi.
Üniversite tahsili yapmış evli ve 2 çocuk babası bir iş adamı da 70 bin karşılıksız çek mağdurlarından biri! İflas ettiği için borçlarını ödeyemiyor. ‘Yardım edin’ diye gönderdiği mailde, piyasada bulunan çekleri yüzünden hakkında hapis cezası verilerek tutuklama kararı çıkınca evi terk ettiğini belirtiyor.
Israrla, ‘ekonomik suça ekonomik ceza' tezini savunan işadamı, hapse girerse borcunu ödeyemeyeceğini gerekçe göstererek, kaçak olarak çalıştığını vurguluyor.
Kendisini kaçmaya iten neden olarak da kanunlarda yapılan yeni değişiklikler ve mahkemelerin bu konuda farklı kararlar almasını gösteriyor.
“Dünyanın neresinde karşılıksız çek için hapis cezası var. Ayrıca 3167 sayılı Çek Yasası 31.12.2008 tarihinde yenilendi. Mevcut durumda çek için hapis cezası verecek bir yasa olmamasına rağmen mahkemelerin bazıları tahliye ve beraat verirken, bazıları cezaya devam etmektedir” diye isyan ediyor.
Hükümet ise çek istismarını önlemek için yasal düzenlemeler konusunda ince eleyip sık dokuyor. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilimdalı Başkanı Prof. Dr. Adem Sözüer’in ‘Karşılıksız çeke hapis cezası yok” şeklindeki açıklamaları da binlerce kişi umutlandırıyor.
Sözüer’e göre, Çek Kanunu’nda ilgili değişiklik yapılmadığı için 31 Aralık 2008’den itibaren yenilenen TCK’nın genel kuralları Çek Kanunu’nun cezalarına ilişkin kuralları ortadan kaldırıyor. Sözüer, ayrıca şu an hapiste olanların da çıkması gerektiği fikrini savunuyor.
Bu arada çek istismarcılarının arkasına sığındığı TCK’nın 711’nci maddesinde değişikliğin nasıl yapılacağı henüz netleşmediği için sorunlar giderek büyüyor.
Bazı işadamları krizi gerekçe göstererek çeklerini ödeyemedikleri için mağdur olduklarını öne sürüyor ama ya karşı cephede yer alanlar…
Bankaya gittiğinde eli boş dönen ve bu yüzden de batma noktasına gelen işadamının zararını kim giderecek?
Çeki yazan kişinin kasıtlı olup olmadığı nasıl belirlenecek? Görünen o ki, ticarette bir ödeme emri olarak bilinen ‘çek’le ilgili tartışmalar uzun süre devam edecek…

HABERTÜRK
orhanpala@haberturk.com
Devamını Okuyun

Karşılıksız çek sayısı patladı KOBİ leri cezaevi korkusu sardı! - M. Rauf Ateş

0 yorum


Üretimi olan, ürünü müşteri bulan bir KOBİ sahibi düşünün...



HABERİN DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ
Devamını Okuyun

TC ANKARA 10 ASLİYE CEZA MAHKEMESİ

0 yorum


TC
ANKARA 10 ASLİYE CEZA MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2007/948
KARAR NO : 2008/220

HAKİM : İBRAHİM EKDEMİR 22085
C.SAVCISI: ARAP LÜTFÜ KARAKUŞ
KATİP : HÜSEYİN KARAKUŞ
KATILAN : A.. G..
VEKİLLERİ: Av. HÜSEYİN BUZOĞLU
HÜKÜMLÜ : Ö.K. ÇANKIRI ORTA K2 TİPİ KAPALI CEZAEVİNDE TUTUKLU
SUÇ : Karşılıksız Çek keşide etmek
SUÇ TARİHİ : 27/10/2006
ASIL KARAR TARİHİ: 12/03/2008
EK KARAR TARİHİ: 13/05/2009


Orta C.Başsavcılığı muhabere bürosunun 24.04.2009 tarih 2009/289 sayılı yazısı ile gönderilen 14.04.009 tarihli dilekçesi ile hükümlü Ö.K kendisi kakında verilen cezaya dir infazın durdurulmasına karar verilmesini talep etmekle:
Mahkememiz C.Savcısının yazılı görüşü CMK.33 uyarınca alındıktan sonra dilekçe ve dava dosyası birlikte tetkik edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Hükümlü hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan kamu davası açılmış olup davaya konu çekin tetkikinde
22.11.2006 keşide tarihli olmasına rağmen bu tarihten önce 27.10.2006 tarihinde bankaya ibraz edildiği görülmektedir.
28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5858 sayılı SK nın 18. maddesi ile 4814 sk’da 3167 sayılı kanuna geçici 2. madde eklenmiştir.
4814 skd 3167 sk’nın 16/ b-2 maddesinde
“ çekin karşılığının bulunmaması nedeniyle şikayet hakkı 8.maddede belirtilen miktarın yatırılması için öngörülen sürenin dolduğu tarihte doğar”
hükmü yürürlükte iken bu yasa maddesi üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmaksızın geçici ikinci madde kanuna eklenmiştir.
5237 sayılı TCK nın 7/1-2 maddelerinde “İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilmez ve güvenlik tedbiri uygulanmaz böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar. suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur içermektedir.
Geçici ikinci maddenin gerekçeleri ne olursa olsun keşide tarihinden önce çeklerin geçersizdir hükmü getirildiğine göre Bu kuralın yargılaması biten hükümlülere ve cezası süren sanıklara lehe olması sebebiyle uygulanması yasal zorunluluktur.
HÜKÜM: Bu nedenlerle,
Hükümlü Ö.K nın talebinin kabulüne
5858 sayılı kanunun 18. maddesi ile eklenen geçici 2. madde uyarınca hakkındaki İNFAZIN HEMEN DURDURULMASINA
Ek kararın, infaz evrekının infaz edilmeden hemen iadesi için Orta C.Başsavcılığı infaz bürosuna FAX ile gönderilmek üzere kararın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine
İnfaz evrakın geldikten sonra duruşma açılarak işin esasına ilişkin karar verilmesine
Kararın katılan vekili ve hükümlüye ayrı ayrı tebliğ edilmesine
Dair talebe uygun tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde Ankara Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine itiraz yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/05/2009
Hakim : 22085
Katip : 86482
Devamını Okuyun

Çekteki karmaşa bitsin

0 yorum



Çekteki karmaşa bitsin

Uzun süredir çek kanunu ile ilgili tartışmalar sürüyor. Biz de bu konudaki gelişmeleri sizlere aktarıyoruz. Fakat kanunun uygulanması yönünde karmaşa devam ediyor. Hergün onlarca okurumuzla görüşüyorum. Türkiye'nin hemen her bölgesinde farklı kararlar veriliyor. Kimi mahkemeler ve savcılıklar eski çek kanununun 31 Aralık 2008 tarihi itibarıyla hükmünün kalktığı yönündeki yorumlara katılıp beraat ya da tahliye kararı veriyor. Kimi mahkemeler ise bu yoruma katılmıyor ve hapis cezalarını uygulamaya devam ediyor. Bu arada daha önce anlattığımız yeni çek kanunu tasarısı ise yasalaşmayı bekliyor. Bu yeni kanunun da aslında mevcut durumu pek değiştirmediği yorumları yapılmaya başladı. Bütün bu gelişmelerden anlaşılıyorki ortada bir hukuki karmaşa var. Bunu ortadan kaldıracak olan da yargı makamları ile kanun koyucular. Bu düzenlemeler geciktikçe mağduriyetler de artıyor. Üstelik hem karşılıksız çek verenler mağdur oluyor hem de bu çekleri tahsil edemeyen alacaklılar.

Alacaklının hukuku
İşin bu yönünden bakarsanız malını satmış ama parasını alamamış binlerce insan da mağdur durumda. Sadece karşılıksız çek verenlerin değil alacaklıların da hakkının savunulması gerekiyor. Onlarda çekleri tahsil edemediği için işyerlerini kapatmışlar, iflas etmişler. Oysa paraları alsalar hiç
sorun yaşamayacaklar.

FARUK ERDEM
Devamını Okuyun

ÇEK MAĞDURU MİLLETİN UMRUNDA MI

0 yorum

Toplumdaki yaranın kangren haline gelmesine medyada adeta görünmemesi, ortamın güllük gülistanlık gibi sergilenmesi, hele kamuoyunun ilgisizliği çok şaşırtıcı.

Yeni Yasa Tasarısı TBMM’ye gönderilince çek mağdurları, biraz da basının yanlış yönlendirmesiyle fazlaca iyimserliğe kapıldı. Oysa hukukçuların gözlemleri farklı..
Dibi eşelendiğinde kimi maddelerinde eskisine oranla daha ağır yaptırımların getirildiğini belirtiyorlar.
Çek yasası toplumumuzda adeta kangren haline gelmiş bir yarayı kanatmasına rağmen medyada adeta görünmemesi ya da dezenformatik bir tavırla ortamın güllük gülistanlık gibi sergilenmesi çok şaşırtıcı..
Daha da şaşırtıcı olan kimi okur çevrelerinden Presstürk’e mail, telefon, fakslarla gelen eleştiriler..
“Siz madem bir haber portalısınız, niye bir misyon üstlenmiş gibi aynı konuya bu kadar ağırlık veriyorsunuz. Zaten hükümet de yasa çıkartıyor, daha ne istiyorsunuz” diyorlar..
Doğru, bir haber portalıyız biz; ama onbinlerin mağduriyeti söz konusu olursa gerektiğinde bir misyon da üstleniriz..
Bizim ne ilan derdimiz var, ne tıklama sayısı gibi kaygımız..
Ne avlanmış bir çekimiz var, ne bir çek alacağımız; ama aileler dağılmışken, çoluk çocuk perperişanken susamayız, susmayacağız da..
Namuslu, dürüst, toplumcu, yurtsever bir çizgiyi sürdürmek için amatör ruhla çalışan, yıllarını basında geçirmiş bir grup eski gazeteciyiz biz Presstürk çalışanları..
Yani her haksızlığa karşı kafa tutmaya, isyana devam; bu işin bir yanı, öteki yüzü ise vahim..
Belli ki kamuoyu böylesi bir dramla henüz yüzleşmemiş; zaten ateş düştüğü yeri yakmaz mı..
Ne nedir, ne doğru ne yanlıştır; algılayamıyor millet ve bu kafa karışıklığını gidermek, meseleyi derinliğine irdelemek gerekiyor kesinlikle..
“Alt Komisyona inen çek yasa tasarısı nemenem bir şeydir?” sorusu en açık ve net yanıtını http://karsiliksizcek.wordpress.com’daki yorumda buluyor..
İlgili ilgisiz herkesin okuması tavsiyesiyle bu başarılı çalışmadaki soru – cevapları aynen yayınlıyoruz…

Çek Yasası niçin değisiyor ?
Önce yeni bir çek yasası’nın niçin yapıldığına bakalım. Beş yıl önce çek yasası değişmiş idi, 2009 içinde iki önemli değişiklik yapıldı. Tüm yasa yeniden değiştirilmek isteniyor.
-. Türk Ceza Kanunu ‘nda 2005 yilinda köklü degisiklikler yapildi. Çek Yasasi’nin bu kanuna uyumlu hale gelmesi gerekiyor.
- Ticari bankacılığın besini vadeli çeklerdir. Bankacılık (ve faktöring) sektörü çek kullanınımını artmasını istemektedir.
- Kara para ile mücadele bir yoluda ticari çeklerdir. Ticari çek kullanimi belgelendirildikçe, trafik daha iyi kontrol edilir.
- Bankalarin sorumlulugu arttırılmaktadır. Çek karnesi veren bankalar gerekli istihbaratı yapmak zorundadır.

Çek Yasası’nda neler değişiyor, ne sağlıyor ?
- Çek yasası ile pratik olarak yeni birşey gelmiyor.
- Adalet ve Hukuk işlerse cezanın kaldırılması gerekiyor. Ben kişisel olarak cezaların süreceğini tahmin ediyorum. Cezaların sürmesini isteyen bir etkili bir lobi vardır. Yani yanlışta ısrar edilecektir.

Çek yasasında cezalar nasıl olmalıydı ?
* Temel bazı sorunlar var.
- Çek bir ticari ilişki sonucunda verilir. Vadesi olan borç-alacak sözleşmesidir.
- Çekin geçerli olması için ticari ilişkinin sürdüğü-olduğu ispatlanmak zorundadır. Daha doğrusu borçlu bu ilişkinin olmadığını ispatlarsa çek geçersiz olur.
- İlk kez karşılıksız çek kesilmesi durumunda %15 civarında bir tazminat istenir. Bu tazminat gün hesabıyla hapse çevrilmez. Bu nedenle sulh ceza mahkemesinde görülür.
- Çek karnelerinin iade edilmesi ile ilgili hükümler aynen sürer.
- Mükerrerlik ayrı bir durumdur. Bence dolandırıcılıkdan fazla bir farkı olmuyor. Çekiniz karşılıksız çıktı. Banka karneyi istedi. Vermediniz. Çek vermeye devam ettiniz. Bunlarda karşılıksız çıktı … Buradaki doğrudan hapis cezası aynen sürmelidir.

Meclis af çıkartabilir mi ?
* Çek bir ticari ilişkiyi belgeler. Devletin bu ilişkiden para cezası alması zaten haksızlıktır.
- Ekonomik kriz nedeniyle bu para cezalarında bir af yapılabilir.
- Para cezalarına vadeli ödenmesi gibi bir seçenek bana inandırıcı gelmiyor. Para cezasını ödeyemediği için hapise giren tacirin işi bozuluyor. Işini tekrar kurup, hem borcunu hem cezayı ödemesi çok zordur.
- Ekonomik krizin, yıkıcı etkilerini gözardı etmeyelim.
- Devlet bunun dışında bir kimseye : senin borcunu sildim, senin alacağını sildim diyemez. - Bunlar ticaretin gereğidir.
- Ekonomik krizin sonuçları ortada iken para cezalarına bir kolaylık yapılması ise çok normaldir.

Kanun boşluğu nedir ?
* TCK ‘da çeşitli değişiklikler yapıldı.
- Çek Yasası için ek madde konularak 31.12.2008 tarihine kadar gerekli değişiklikler yapılacaktır hükmü eklendi. Değişiklikler yapılmadığı için çek yasasındaki cezalar kanunsuz oldu.
- 2009 yılı içerisinde çeşitli şehirlerde bu maddelere dayanılarak beraat verildi. Diğer mahkemeler ise kararlarını sürdürdü.
- Yeni Çek yasası’nın zorunlu hale gelmesinin ana nedeni budur.
- TCK ‘da bir suç için ceza verilebilmesi kasıt unsuruna bağlıdır. Kasıt unsuru gözetmeden karar verilemez.
- Bu boşluk, yeni yasa çıkınca bitecektir. Bu aradaki boşluk herkes için geçerlidir.
- Boşluk nedeniyle tüm davaların düşmesi gerekirken, şikayetcilerin yeni şikayetde bulunma hakkı saklıdır.
- Karşılıksız çek için şikayet süresi altı ay olduğuna göre, yasa çıkmadan altı ay önceki çekler tekrar şikayet edilemeyecektir.
- Şikayet süresi daha uzun olan dolandırıcılık gibi suçlar için şikayet edilebilir.
İcra davaları aynen sürecektir.

Anayasaya aykırılık nedir ?
- Bir sözleşmeden doğan borçdan ötürü hapis cezası verilemez. 2009 yılında çekler vadelidir kuralı geldiği için çekler adi birer bono (sözleşme) olmuştur.
- Çek yasasında savunma alınmasına gerek olmadan ceza verilebilmektedir. Bir kişiye, savunması alınmadan hapis cezası verilemez.
- Mahkemeler herkes için adil davranmak zorundadır. “Kanunsuz ceza olmaz” görüşüne göre beraatler verilmiştir. Bu kararların temyiz süreleri geçtiğine göre kesinleşmiştir. Dolayısıyla mahkemeler aynı suç için farklı karar vermektedir. Kanun önünde eşitlik ilkesine aykırıdır.
Bu maddelerden ötürü çek yasasındaki ilk kez karşılıksız çek verenlere hapis cezası verilmesi anayasaya uygun değildir.

Sorunu kim çözecek?
* Sorunu meclis çözebilir. Yeni yasa çıkartırken çağdaş kurallara uygun davranılır.
- İlk kez karşılıksız çek verenlere para cezası verilir.
- Kasıt unsuru aranarak, dolandırıcılık amacıyla bu suçu işleyenlere hapis cezası verilir.
- Mükerrirler hapis cezası almak zorundadır. Çünkü yasaya göre çek karnesi iade edilmek zorundadır.
* Sorunu meclis çözebilir. Yeni yasada çağdışı hapis cezaları korunur.
- Fakat ek bir madde ile ekonomik krizin etkileri ve süren davaların yükü nedeniyle 31.12.2008 ‘den önceki davalar sonlandırılır.
* Sorunu yargıtay çözebilir.
- Kanundaki boşluğu tespit ederek bir emsal karar yayınlar. Süren tüm davalar, yeni yasa ile tekrar gözden geçirilmek üzere kapanır. Pek çok mahkeme, bu konuda cezaları bozma yönünde karar aldı. Kararı veren mahkemenin bir üst mahkemesine itiraz etmek

Cezaevindekilerin durumu ne olacak ?
İlgili ağır ceza mahkemesine itiraz dilekce vermenizi öneriyorum. Örnek dilekceler sitede var. Bir avukat ile görüştüğünüzde oda hazırlayacaktır.
Her durumda, meclis-yargıtay bir şekilde bozma kararı verecektir. Bu durumda zaten ceza kaldırılacaktır.

Süren davalarda ne yapmalıyım?
-İtiraz dilekcesi, savunma hakkı isteyerek kararı geciktirmeye çalışınız. Bu sizin doğal hakkınızdır.
-Karar çıktığında, itiraz sürelerini geçirmeyiniz ve temyiz ediniz.

Cezaevlerinde dosyalar istenmiş, bir hazırlık mı var?
* Cezaevinde olan arkadaşların duygularını sömürmeyelim. Tüm cezaevleri birbirine elektronik olarak bağlıdır. Beraat kararı çıkınca kimse içeride tutulmayacaktır. Bunun için dosyaların istenmesi vs gibi bir şeye gerek yoktur.


www.tumgazeteler.com

">Kaynak
Devamını Okuyun

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ
ÇEK HUKUKUNDA GÜNCEL GELİŞMELER VE SORUNLARI
SEMPOZYUMU
14 MAYIS 2009

5252 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesine; “Diğer kanunların Türk Ceza Kanununun birinci kitabında yer alan düzenlemesine aykırı hükümleri, 31.12.2006 tarihine kadar uygulanır” demektedir.Daha sonra yapılan yasal düzenleme ile ,5252 Sayılı Kanunun Geçici 1. Maddesindeki süre 31 Aralık 2008 tarihine kadar uzatılmıştır"
Bahsi gecen maddeler uyarınca 3167 sayılı çek yasasıda 5237 sayılı türk ceza kanunun uygun hale getirilmemesinden dolayı çek kanunun içerdiği ceza hükümleri uygulanamaz hale geldi . nedeni 5237 kanunun 2. 5 .7. 21. 52 .62 .maddeleri……

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Sözü er’in idi. Konusu “Türk Ceza Kanunu’nun 5. Maddesinin Yürürlüğe girmesi ile 3167 Sayılı Kanundaki Suç ve Cezaların İlga Edilip Edilmediği Sorunu” idi. Hoca kesin bir dille 31.12.2008 tarihine kadar uyum yasasının çıkmaması nedeni ile 3167 sayılı yasadaki suç ve cezaların ilga olduğunu söyledi. Özellikle 5237 sayılı kanunun 21.maddesi suçta kastı zorunlu gördüğünün altını çizdi ve 3167 sayılı yasanın 16. Maddesinin bu açıdan TCK ile çeliştiğini ve bu nedenle de ilga olduğunu söyledi.
Yard. Doç. Dr. Ragıp Barış Erman’dı. Konuşmacının konusu “Karşılaştırmalı Hukukta karşılıksız çeke ilişkin ceza Sorumluluğu Rejimi” idi. Erman hoca bizdeki gibi çek cezasının Dünyanın hiçbir yerinde olmadığını söyledikten sonra halen çeşitli biçimlerde çek cezalarının sürdüğü ülkeleri şöyle sıraladı: Brezilya, Arjantin, Şili ve Belçika. Belçika’da belirli koşulların yerine gelmesi ile bir aydan başlayan cezalar olduğunu söyledi.

Dr. Fatih Selami Mahmutoğlu, konusu “Hukuk Devleti ve Kusur İlkesi Açısından Çek Kanunu Tasarısı Taslağında ve Kusur İlkesi Açısından Çek Kanunu Tasarısı Taslağında Yer alan Suç ve Yaptırımların Değerlendirilmesi” idi. Özet olarak Hoca yeni kanunun kusur ilkesini getirdiğini söyledi ve bu açıdan taslağın TCK ile uyumlu olduğunu söyledi. Bizce Taslak ile ilgili en çarpıcı saptama bu idi. Taslak kusur ilkesini getirerek TCK ile uyumlu hale geldi ise o zaman buradan baktığımızda bir kez daha görüyoruz ki 3167 şu anda çek cezaları ve suç açısından geçerli olmayan bir yasadır
Sempozyumda konuşma yapan Eyüp C. Baş Savcısı karşılıksız çek nedeni ile devletin kasasına giren paranın sıfır olduğunu söyledi ve yargının çek alacaklılarının icracısı durumuna geldiğini kaydetti.
Bu bölümde konuşmacıların tümü Yargıtay 10. Ceza Dairesini en azından cezayı onaylarken boşluk konusunda tek bir satır açıklama yapmaması nedeni ile eleştirdiler. Dairenin bu şekildeki onamasının akademik çevreleri ve mağdurları tatmin etmediğini kaydettiler.
Ayrıca yasalaşması beklenen şimdi ki çek kanunun bir takım unsurlar için çıkarılmış olup TÜRK MİLLETİ ,TÜRK HUKUKÇULARI.YARGI MENSUPLARI.ANAYASA,İNSAN HAKLARI ve AVRUPA BİRLİĞİ HİÇE SAYILMIŞ OLACAKTIR sempozyumun en can alıcı konuşmaları arasındadır.
Bir gerçekte şudur ‘’ basında çıkan haberlerde göstermektedir ki mevcut durum karşısında MEDYA DA BİR TAKIM UNSURLARIN ODAĞI halinde olup GERÇEKTEN ve HUKUKTAN uzak haberler yapmaktadir da denilmiştir
Saygılarımızla …………
Devamını Okuyun